8 Şubat 2015 Pazar

Kim Bu Yay Burcu ( Neşe, Enerji ve Heyecan )





  • Yaylar çok neşelidirler, etraflarına enerji ve heyecan saçarlar... Ruhları, yeni doğmuş bir çocuk kadar çıplak ve katıksızdır. Çoğunlukla içgüdüleriyle hareket ederler. Sade ve dürüsttürler ama oldukça patavatsızdırlar! Düşündüklerini anında söyledikleri için sık sık komik durumlara düşebilirler.
  • İyi niyetleri her hallerinde bellidir. İnce planlar yapıp taktik geliştirmek ona göre değildir. Oldukları gibi davranırlar. Gizleyecek bir şeyleri yoktur. Hiç esirgemeden patlattığı kahkahaları, müthiş espri yetenekleri, dolaysız tavırları onları arkadaş çevrelerinde aranılan insanlar yapar. Eğlenmeyi ve eğlendirmeyi çok severler. Arkadaşları da genelde kendileri gibidir.
  • Para onlar için bir araç olduğu için hiç bir zaman önemsemezler. 
  • Bu burcun insanı, sıcak ve çabuk heyecanlanan, kin tutmaz ve bağışlayıcı, içtenliği ve iyimser bakış açısı ile tanınır. Eli açık, neşeli ve zekidir.
  • Doğada, açık ve geniş alanlarda bulunmaktan büyük zevk aldığı gibi özellikle binicilikten hoşlanır. Merhametli olduğu için hayvanlarla arası iyidir.
  • Hayat dolu ve oldukça rahat tiplerdir. Geçmişe değil, geleceğe bakarlar. Maceracı yapılarına rağmen ruhlarının bir yanı hep huzursuzdur. Yerlerinde duramamaları, ruhlarının durağan olmamasından kaynaklanır. Ellerindekiyle yetinmek istemezler. Umutlarını kolay kolay yitirmezler ama bu olumlu özellikleri bazen hayalperestliğe dönüşebilir.
  • Yönetici gezegenlerinin şans simgesi Jüpiter olduğu için Yaylar gerçekten çabuk toparlanırlar. Şansları ve olumlu bakış açıları sayesinde, düştüğünde dizi kanasa da, saklambaca devam eden çocuklar gibi tekrar yoluna koyulur.
  •  İdealist yapılarıyla başka kültürleri, inançları keşfetmek isterler. Ahlak ve toplum kurallarını sorgularlar. Kendilerine göre bu konularla ilgili bir felsefe oluşturmuşlardır. Bu hareketli, afacan insanlar, hayatın rutin işlerinden sıkılır, daldan dala gezer, her şeyden çok, özgür olmayı isterler. Dil öğrenmek, değişik kültürleri araştırmak da hobi olarak ilgilenebilecekleri konulardır. 
  • Uzak yerlere gitmek isterler. Seyahate düşkündürler. Egzotik ülkelere gidip, barlarda sabahlayıp, gündüzleri de tembel tembel hamakta uyuma hayalleri kuran Yaylar'ın sayısı oldukça fazladır.
  • Cesur ve fütursuzdurlar. Kapıların ardında şimdiye kadar göremediğiniz ve merak ettiğiniz tüm güzellikleri size sunacaktır. Seçtiğiniz kişi bir Yay'sa, onun asla sıradan olmayacağından emin olabilirsiniz. Her iki cinsi de cesur, çapkın, sıcak kanlı ve çarpıcıdırlar. Flört onların doğasında vardır. Aşktan asla kaçmaz, daha da üstüne giderler. Bir Yay'la birlikte iseniz asla pes etmeyin. Çünkü, onda size "yeter" dedirtecek ve çileden çıkartacak çok şey vardır. Bir gün ayrılsanız bile; kalbinizin en güzel köşesi onda kalacak, ondan sonra kendinizi hep çıplak hissedeceksiniz. Geçmişi her düşündüğünüzde dudaklarınızda bir gülümseme ve gözlerinizde iki damla gözyaşı olacak. Çünkü, o buna değer bir sevgilidir ve onun dualarında hep saklı olduğunuzu yıllar geçse bile hissedeceksiniz.
  • Açık, iyimser, hayat dolu genç Yay kadını, kandırılmaya müsaittir. Büyük darbeler alsa da, bunlardan daha güçlenmiş şekilde, geç bile olsa, sağ salim çıkmayı bilir. Cinselliğe düşkün, enerjisi yüksek, fantezileri boldur. Anı yaşamayı tercih eder. 
  • Yay, hayatı kimsenin sevmediği kadar sever ve gayretle ona kendi damgasını vurmaya çalışır. Yay insanları iyimser, canlı, atılgan, zeki ve rollerinden çok emindirler. Cesaretlerini kanıtlayabilecekleri her fırsatı değerlendirirler ve kendilerine yararlı olacaklarını düşündükleri insanlarla ilişki kurarlar.
  • Duygulu bir yapısı vardır ve sanata düşkündür. Nasıl yaşanması ve yaşatılması gerektiğini bilir. Nazik ve verici bir yaradılışı olduğundan çevresi tarafından sömürülebilir. Fakat kendisi böyle bir çıkar sağlamayı bilmez. 
  •  Yayın zorluklardan kurtulma repertuarı oldukça geniştir. Sıkıntıya düştüğünde zekası en yüksek derecede çalışır. Yay yalnızlıktan çok korkar ve birşeyle meşgul olmadığında kesinlikle derin bir bunalıma düşer. Onun için en iyi şey, kendini bir idealle beraber tanımlamaktır. İnsanları biraraya getirme organizasyonlar yapma yeteneği müthiştir.
  • yay burcu Moral bozucu olaylardan bile insanı gülümsetecek bir şeyler çıkarırlar. Bu burcun insanı Ateş elementinin verdiği enerji ile araştırır, varsayımlar üzerine kafa yorar ve tartışmalar yaratır. 
  • Dostluklara ve arkadaşlığa çok önem verdikleri için yalnız yaşamaktan hoşlanmazlar. Çabuk dostluk kurarlar ve onlara saygı ile yaklaşırlar. Dostlarına karşı gösterilecek yanlış harekete hemen tepki verirler. 
  • Yay burcu bilmediği şeyleri araştırmaya ve keşfetmeye meraklıdır. Parlak bir zekay sahip olan bu burcun insanı felsefe ve hukuk konularına çok ilgi gösterirler. Yeni kültürler, yeni insanlar, yeni ülkeler tanımak ister, farklı kültürlerle ilgilenir. Ateş elementi gurubunun özelliği maceraya ve keşfe çok tutkundurlar. Yer ve mekan gözetmeksizin seyahat etmeyi ve gezmeyi sever. Seyahat onun ruhuna iyi gelir, buna ihtiyacı vardır.
  • Yay burcu kadını kültürlü, alımlı, espritüel, duyarlı ve akıllı yönleriyle dikkat çeker. Hassas ve kırılgan bir yapısı vardır. Affedicidir. Zekidir ve kavrama yeteneği kuvvetlidir. Birden fazla konuya ilgi duyabilir ve hepsiyle ilgili bilgi sahibi olabilir.
  • Yay burcu kadınının sıkılgan ve çabuk bıkan bir yapısı vardır. Huzursuzluktan hoşlanmaz ve huzursuzluk olan ortamlarda fazla bulunmaz. Çevresinde enerjik ve neşeli yapısıyla aranan bir dosttur.Dostlarına çok önem verir ve fedakardır.
  • Yay burcu kadını eğlenceye ve gezmeye meraklıdır. Seyahat etmeyi, yeni yerler görmeyi ve yeni insanlarla tanışmayı sever. Maddi anlamda güçlü olmak ister. Para onun için araçtır.Cömert hatta biraz savurgandır.
  • Yay burcu kadını ilgiden ve komplimanlardan çok keyif alır. Çoğu zaman arkadaşlıkla aşkı birbirine karıştıran yay burcu kadını öncelikle karşı tarafta güven ve dostluk arar. Beğendiği insanla sohbet edebilmek ve fikir alışverişinde bulunabilmek onun için çok önemlidir.
  • yay burcu kadını Çok neşelidir, onun bu ruh hali herkese bulaşır. Sempatik ve toleranslıdır. Cazibesi erkekleri sıraya sokar. Seçkin bir havası vardır, en ucuz giysiyi bile güzel taşır. Çok yönlü ve yeteneklidir, güzel olan her şeyi sever, müzik, sanat ve aşkı. Bu özelliklerle herkesi büyüleyebilir, ancak madalyonun bir de öteki yüzü vardır - karanlık yüzü. Yay kadını çok konuşur ve istemediği şeyleri söyler. Karşısındakini kırma pahasına da olsa, düşündüğünü açıkça ifade eder, bu yüzden çoğu onu saygısızlıkla suçlar.Hiçbir kadın onun gibi kendine özgüvenli bir biçimde hareket edemez. Toplumda sevilir ve sevimliliğiyle aranan insan olur, ah bir de sürekli pot kırmasa.
  • Yay burcu kadını hayata dair birçok şeyi düşünüp, sorgular. Bir öğretmen gibi etrafına tavsiyeler verir herkesin iyi ve mutlu olmasını arzular. İnsanları güldürmek, bulunduğu ortama neşe ve kahkaha götürmek onun doğasında vardır. Onunla birlikte olan kişi daha fazla gülecek, çok şey öğrenecek ve birçok yeni yaşam deneyimi elde edecektir. Özgürlüğüne son derece düşkün olan bu kadın, gerekirse tek başına hareket edebilir ve özgürlüğü kısıtlandığı anda kaçma eğilimi gösterir.
  • Yay burcu kadını Hayata dair daima yeni umutları ve pozitif bir bakış açısı vardır. Siz en üzgün olduğunuz zamanda bile size olayların iyi taraflarını gösterebilir ve sizi mutlu etmesini çok iyi bilir. Açık sözlü, dürüst ve zaman zaman istemsiz olarak patavatsızdır. Hiç olmaması gereken bir yerde bile pat diye bir şeyi söyleyebilir, ancak bunu genellikle o kadar tatlı yapar ki, insanlar ona kızmak yerine gülüp geçerler.

6 Şubat 2015 Cuma

Muhteşem Hayvan " At "

Bilimsel adı Equus Caballus' tur.

Çok eski çağlardan beri insanoğluyla birlikte yaşayan atın geçmişi günümüzden yaklaşık 55 milyon yıl öncesine dayanır. En eski şekli ile atın insanoğlundan 50 milyon yıl önce var olduğu kabul edilir.
At insanlara hizmet eden hayvanların en kıymetlisi ve en kabiliyetli sidir. Erkek olana " Aygır ", yük çekene " Beygir ", dişisine " Kısrak ", yavrusuna "Tay " yeni doğmuş yavruya " Kulun " operasyon sonunda testisleri alınanlara " İğdiş ", başıboş gezenlere " Hergele ", koşum atlarının erkeğine " Beygir ", dişisine " Gölük " denir.
Atların renklerine " Don " adı verilir.Başlıca at donları;

    • yağız:             Siyah
    • Kır:                Beyaz
    • Doru:             Kahverengi olup, yele ve kuyruğu siyah
    • Demir Kır:     Gri ve Beyaz karışık
    • Al:                 Kızıl

  • atların mide ve bağırsakları kendine özgüdür ve geviş getirmezler. Safra keseleri yoktur.
  • günde ortalama 20-40 litre su içerler. 
  • erkeğinde 40, dişisinde 36 adet diş bulunur.
  • alt ve üst çenelerinde 12 kesici ve 24 ezici diş bulunur.
  • ortalama gebelik süreleri 11 aydır. 
  • yavru gözleri açık doğar ve 1 saat sonra ayağıya kalkarak annesini izlemeye başlar.
  • emzirme süresi 5-6 ay kadar sürer.
  • kısraklarda kızgınlık ilkbaharda başlar ve ortalama 5-7 gün sürer. 
  • normal olarak dinlenirken dakikada 8-16 soluk alır. 
  • normal nabız sayısı 28-40' tır.
  • kan miktarı atın ağırlığının 1/8' i kadardır.
  • Vücur ısısı 37,5 - 38,5' tur.
  • erkek eşşek ile kısrak çiftleşirse Katır elde edilir.  aygır ile dişi eşşek çiftleşirse Bardo elde edilir. Katır Bardodan daha dayanıklıdır. 
  • atın büyümesi 4-5 yaşlarında sonlanır. 25-30 yıl yaşayabilirler. 5-6 yaşları en güçlü evreleridir.
  • En yaşlı At "Old Billy" adında Bir İngiliz moura atıdır ve 62 yıl yaşamıştır.
  • Bir Atın yüksekliğinin ölçü birimi "El"dir. Bir el 10,5cm.dir. cinslerine göre değişse de ortalama yükseklik 16-17 el'dir.
  • Çalışan veya sert zeminde yolculuk eden atların tırnaklarının Nal ile korunması gerekir. Atların tırnakları bizim el ve ayak tırnaklarımız gibi uzar ve kesilmeleri gerekir. Bu nedenle 4-6 haftada bir nalların sökülüp tırnaklar kesildikten sonra yeniden Nal çakılması gerekir. 
  • Atın 4 doğal yürüyüş şekline; Adeta-Süratli-Dörtnal ve Gallop (Hücum Dörtnal) denir.
  • Atın adımlarına "Fule" denir.
  • At olağandışı bir hayvandır. Ağırlığı neredeyse 1 tonun üzerindedir. 2m.den yüksek ve 6m.den geniş bir engeli atlayabilir. Saatte 64km. hız yapabilir. Olağandışıdır çünkü; tüm bunları ağırlığının %20'sini aşan ağırlıkta bir insanı sırtında taşırken yapabilir.
  • Atlar ; iletişim kurmak için dokunma, koklama ve işitme duyularını kullanırlar. Özellikle işitme duyuları insanlara oranla çok gelişmiştir. Örneğin ; 25 yaş altı bir insanın duyma kapasitesi 20 Hz. İle 20 KHz. Arasında iken bir atın işitme kapasitesi 55 Hz ile 35 KHz. Arasındadır. Bu da onların bizim duyamayacağımız frekanstaki sesleri duyabildikleri anlamına gelir. Bu da ortada bir neden yokken dikkatlerinin nasıl bir anda dağılıverdiğini açıklar. Aynı zamanda kulaklarını 180 o 'den fazla çevirebilir ve oldukça uzak mesafelerdeki sesleri duyabilirler. Genellikle atın kulaklarının yönü bize gözlerinin baktığı yönü gösterir. Kulaklar bize, aynı zamanda atın ruh hali hakkında da bilgi verir. Dikilmiş kulaklar, irkilmiş veya ilgisini bir noktaya odaklamış olan bir atın göstergesi iken , ileri doğru uzanmış kulaklar çalışma halinde olan (ör; engel atlama , dresaj vs.) ve dikkatini toplamış yaptığı işten mutlu olan bir atın göstergesidir. At ; korktuğu , ürktüğü, sinirlendiği , veya acı hissettiği zaman kulakları geriye doğru hareket eder. Atlar , ses tonuna karşı duyarlıdırlar. Sinirlilik ifadesi olan sert tonla , sevgi ifadesi olan yumuşak tonları çok iyi bir şekilde ayırt edebilirler.
  • Vahşi atlar koklama duyularını taze ot ve su aramak için kullanır . Çiftleşme döneminde koku alma duyusu , hem kısraklar hem de aygırlar için çok önemlidir. Bunun da ötesinde, tüm atlar kendi cinslerinden olanı koklayarak tanırlar. Atların korkunun kokusunu alabildikleri söylenir. Bu ne derece gerçektir bilinmez ama gerçek olan bir şey ; binicilerinin sinirlerini hissettikleri kesindir. Atlar acı tat aldığı yiyeceği anında reddederler. Bu zehirli bitkileri yemelerini önleyen bir korunma mekanizmasıdır. Atlar şekerli yiyeceklerden çok hoşlanırlar. Kesme şeker ve Havucun eğitimlerde atı ödüllendirmek için kullanılması bu nedendendir. Ancak ata çok şeker verilmesi de ısırması için onu (özellikle el ile beslenirse) cesaretlendirebilir. Atların tat alma duyuları insanlara oranla daha az gelişmiş olduğundan, yiyecekleri yemeden önce ne olduğunu anlamak için koklarlar. Ata normalde sevmediği yiyecekler verilirken içine şekerli yiyecekler konulması, yemi yemesine yardımcı olabilir.
  • İnsanlara kıyasla atın görüş açısı , daha geniştir ancak derinliği daha azdır. Gözler başın her iki yanında olduğundan etrafı 160 0 - 170 0 açı ile görebilir. Bu da atın kuyruğunun arkası hariç etrafındaki her şeyi görebildiği anlamını taşır. Bir at gözlerini birbirinden bağımsız (biocular hareket) kullanabildiği gibi birlikte de kullanabilir. (monocular hareket) Biocular olarak baktığında,mesafeleri ayırt edebilir ancak daha dar bir alanı görebilir. Araştırmalara göre Atlar sınırlı olarak renk ayırt edebilir. Açık ve koyu renkler ile Kırmızı ve Mavi renkleri ayırt edebilir. Ancak YEŞİL ve GRİ yi ayırt edemezler.
  • Sakin ve serinkanlı olduklarında tek gözleri ile uzaktaki objelere odaklanabilir. Her iki gözünü aynı anda bir noktaya odakladığında görüş açısı burnunun altına doğrudur. (dümdüz karşısı değil) yani baş - boyun aldığında sadece 2m. Çapında yeri görebilir. İlerisini sadece başını kaldırdığında görebilir.
  • Engel atlamada atın kafasını sabitleyecek malzemeler kullanılması, binici için tehlikeli olabileceği gibi doğru da değildir. Bakış açılarının dışında oluşan seslerden rahatsız olduklarında kafalarını kaldırmak isterler.(etraflarını bu şekilde daha rahat görebildikleri için.) Bu durumda da atın başını sabitleyecek aletler kullanıldığında korku ve gerginlik belirtileri gösterirler. ( Kantarmayı normalden fazla çiğnemek , ve dişlerini gıcırdatmak , vs. ).
  • Atların, evcilleri olduğu gibi, Amerikan bozkırlarında “Mustang” ve Altay dağlarının her iki yanındaki açık arazilerde “Prezevalski” denen yabani atlar sürüler halinde yaşar. En meşhur at türleri Arap, İngiliz ve Midillidir. Midilli atları o kadar küçüktür ki, koç iriliğindedir. 
  • Atın boyu, cidago kemiği denilen bir kemikten ölçülmektedir ve bu kemik, hayvanın vücudundaki, hareketsiz, en yüksek noktadır. Atın boynunun bitip, sırtının başladığı noktada yükselmektedir. Eğer hayvanın boyu 1.50 cm’den kısaysa, midilli (pony) , uzunsa at olarak sınıflandırılır. 
  • Peki, atların yaşının kesici dişlerinin aşınıp yıpranmasına göre anlaşıldığını biliyor muydunuz? Atların yediği ot, kumlu ve tozlu olduğu için dişleri zamanla aşınır. Atların dişlerini çok uzun yaratılmıştır. Bu dişler çene kemiğinin çok derinlerine kadar gömülen uzun şeritler halindedir. Yani dişlerin kök kısmı bizimkilere göre çok daha derinlerdedir. Diş aşındıkça kemiğin içindeki bölüm dışarı çıkar. Hatta yaşlı atlarda dişlerin kökü diş etinin yüzeyine gelir. Her bir diş, yemek yeme kabiliyetini yitirmeden 2.5-5 cm aşınabilir. İşte biz de bu aşınmanın miktarına göre atların yaşını tahmin edebiliriz. 
  • Atın tüylerine de çok önemli bir özellikler vardır. Atların tüyleri vücut ısılarının ayarlanması için termostat, yani ısı ayarlayıcısı görevi görür. Vücutları her zaman 38 derece sıcaklıkta olmalıdır. Bu ısının korunması için soğuk kış günlerinde atın tüyleri uzar, sıcak mevsimlerde ise dökülür ve vücut ısısının sabit kalmasını sağlar. 
  • Atlar ayakta uyurlar! Peki nasıl olur da uyurken yere hiç düşmezler biliyor musunuz? Çünkü bacak kemiklerinin kilitlenebilme özelliği vardır. Bu özellik sayesinde atlar hem ayakta uyuyabilir hem de çok ağır yükleri taşıyabilirler.Atların bacakları yalnız ağır yükleri taşıyabilmeleri için değil, aynı zamanda da hızlı koşabilmeleri için özel yaratılmıştır. Atlarda, diğer hayvanlarda olduğu gibi köprücük kemiği yoktur. Bu da onların daha büyük adım atabilmelerini sağlar. Ayrıca atların bacaklarında hızlandıkça harcadıkları kuvveti düşüren buna karşın hareket edebilme yeteneklerini artıran bir kemik-kas mekanizması vardır. Bu mekanizmanın çalışmasını otomobillerdeki vites sistemine benzetebiliriz. Hızlanan bir arabanın vitesini büyütmesi gibi atlar da hızlandıkça adeta vites büyütürler. Bu sayede itme için harcanan güç azaltılırken, hareket yeteneği artar.
  • Atlar, kullanım amaçlarına uygun fiziksel özelliklere sahip olmalıdırlar. Ağır işler için gücünden faydalanılan atlara Soğuk Kan’lı , hız ve çevikliğinden faydalanılan sportif amaçlı atlara da Ilık Kan’lı adı verilir.Binek atlarının tamamı ılık kanlıdır. 
  • Dünyada 150’nin üzerinde Temel At cinsi mevcuttur.
  • Genel olarak ikiye ayrılırlar: 1) Sıcakkanlı atlar (Doğu atları); 2) Soğukkanlı atlar (Batı atları).
  • Arap atları, İngiliz atları sıcakkanlı atlardandır. Atın erkeğine aygır, dişisine kısrak, yeni doğmuş yavrusuna kulun, büyümüş yavrusuna da tay denir. Ata rengini veren tüylere atın donu denir. Yağız, al, doru, kula, kır, boz gibi türlü at donları vardır.
  • Atın yakalanabileceği hastalıkların çoğu mikroplu hastalıklardır. Ayrıca, kötü bakımın, beslenme bozukluğunun, ağır işin yol açtığı at hastalıkları da vardır. Mikroplu at hastalıklarının en önemlisi ruam (sakağı, ya da mankafa) hastalığıdır. Ruam bulaşıcı bir hastalıktır. Özellikle Asya ülkelerinde çok yaygındır. Yurdumuzda yapılan çalışmalar sonucunda, hemen hemen önü alınmıştır. Atlarda ayrıca at frengisi, mide kurdu, at solucanı, şerit, uyuz, at vebası, soluğan, lekeli tifo gibi hastalıklar da görülür. Bunlardan ruam, at frengisi, at vebası öldürücü hastalıklardır; büyük kayıplara yol açarlar.
  • At en zeki hayvanlardan biridir. Görüşü, kulakları keskindir. Bir tehlikeyi çok uzaktan sezinler. Bu sayede, sahiplerini ölümden kurtarmış birçok atlar görülmüştür. Sahibine de çok bağlıdır. Binicisi yere düştüğü zaman yanından ayrılmaz, başucunda bekler. At, gene zekâsı dolayısıyla, çok iyi eğitilebilir. Cambazhane atları bunun en güzel bir örneğidir.