12 Ocak 2015 Pazartesi

Erasmus’un Deliliğe Övgü kitabından sözler

“Senin senden daha iyi kimse tanıyamaz ve anlatamaz.”“sözler, zihni en çarpık biçimde yansıtan aynalardır.

“hangi erkek, gerçek bir bilge gibi hareket edip ilk iş olarak evliliğin sakıncalarını önceden görebilseydi, boynuna o yuların takılmasına izin verirdi? Aynı şekilde kadınlar çocuk doğururken katlanacakları sancıları ve yaşayacakları tehlikeleri, çocuk büyütürken çekeceği sıkıntıları tam olarak bilseydi bir erkeğe nasıl karşılık verirdi? Yani varlığınızı evliliklere borçlusunuz. Evlilik kurumu da varlığını çılgınlık tanrıçasına. Birde unutkanlık tanrıçasının yardımları olmasaydı o acı tecrübeyi bir kez yaşamış olan hangi kadın tekrar çocuk doğurmayı göze alabilirdi?

“mutluluk aklın bittiği yerde başlar”

“insan yaşamının en mutlu ve herkes için en eğlenceli çağı çocukluktur.

 “gelip geçici olan gençlik çağını uzatmanın ve yaşlılığın acımasız etkilerinden uzaklaşmanın tek yolu delilikten geçer.

 “kadınlar akılsız ve aptal yaratıklardır. Ne kadar gizlemeye çalışırlarsa çalışsın akılsızdırlar”

"ayrıca kadınların tüm yaşamları boyunca en arzu ettikleri şey erkekler tarafından beğenilmektir. Erkelerin kadınlara katlanmalarının tek nedeni onlardan alacakları hazdır. O haz da delilik değil midir?”

 “Ne tür karaktere sahip olursa olsun ciddi hatalar yapmak her insanın doğasında vardır.”

“erkeği kadına, kadını da erkeğe bağlayan, evlere huzur getiren, ilişkilerin devamını sağlayan güç delilikten başkası değildir.”

“deliliğin tadı gözleri kör eder ve yaşamı onlar için çekici kılar.”

"İnsanın başkalarından saygı görebilmesi için önce kendine saygı duyması gerekir. Mutluluk büyük oranda insanın kendisi gibi olmasına bağlıdır.”

“tüm insan yaşamının temelinde delilik yatar. İnsanların doğal yeteneklerini,saygıdeğer olduğu düşünülen sayısız bilim dalını tasarlayıp gelecek kuşaklara aktarmaya seferber etmesi, onların şöhrete susamış olmalarından kaynaklanmaz mı? Onca emek uykusuz gece içi boş bir üne kavuşmak içindir. Böylelikle düpedüz deli olduklarını kanıtlamış olurlar.

”Hiçbir şey zamansız bilgelik kadar büyük bir delilik değildir.”

“ utanç, onursuzluk, hakaretler sizin onlara aldırış ettiğiniz oranda size zarar verebilir. Aldırış etmezseniz size hiçbir zararını göremezsiniz.”

“bilimler insanı mutlu kılmaktan uzaktır. Bilakis özel olarak kendilerinin ulaşmak istedikleri hedefin önünde engel teşkil ederler.

” Bilimlerle hiçbir alakası olmayan ve doğayı kendilerine rehber edinenler de tartışmasız en mutlu insanlardır. Biz kendi sınırlarımızın farkından olduğumuz ve payımıza düşenden fazlasına göz dikmediğimiz sürece doğa bizi mutlu kılmaya devam edecektir. Doğa her türlü yapaylığın düşmanıdır. Onu işine müdahale edilmediğinde her şey daha güzel olacaktır.”

 “Deliler gerçekleri söyleme konusunda özgürdür. Krallar bu sözleri onların ağızlarından duymaktan zevk alırlar. Gerçekten soytarıları bir bilgenin yaşamına mal olabilecek sözleri sarf ettiğinde şaşırtıcı bir şekilde eğlenirler.”

“Son derece çirkin olmasına rağmen kocasının gözünde Venüs(güzellik tanrıçası) ile rekabet
Edebildikten sonra o kadının güzel olup olmaması neyi değiştirir.”

“Heykeller temsil ettikleri şeylere yarardan çok zarar verir. Çünkü ahmak ve kalın kafalı insanlar onların temsil ettiği kutsallıklar yerine objelerin kendilerine bağlanırlar.”

“Filozoflar hiçbir şeyi bilmedikleri halde her şeyi bildiklerini iddia ederler. Aslında kendilerinden bile habersizdirler. Yollarının üstündeki bir taşı yada hendeği bile göremezler. Ya yarı kördürler yada akılları bir karış havadadırlar.”

“ İlahiyatçılar kendilerini beğenmişlikleri sayesinde göğün üçüncü katında yaşadıklarına inanırlar. İnsanların geri kalanlarına tepeden bakarlar.

” Bununla yetinmeyip hiçbir zaman bilinemeyecek olan gizemleri kendi işlerine geldiği gibi açıklamaya koyulurlar.”cehenneme bile sanki yıllarca kalmışlar gibi ince ayrıntısına kadar anlatmaktan büyü haz alırlar

.” İnsanlar onlara efendimiz diyerek saygı gösterince kendilerini tanrılara en yakın mertebeye ulaşmış hissederler.

“Yaşamında biraz olsun neşe ve eğlence arayanlar ilk önce kapılarını bilgelere kapamakla işe başlamalıdır. Eğlence denince akla en son onları adı gelmelidir. Bilge olup öfkeden kudurmaktansa, cahil olup delice yaşamak daha iyidir.”

“ne kadar çok bilgiye ulaşırsanız o kadar çok üzülürsünüz; ne kadar çok şeyi idrak ederseniz o kadar mutsuz olursunuz.”“Hıristiyanlık bir çeşit delilik türüne benzer ve bilgelikle taban tabana zıttır. Kanıt istiyorsanız buyurun: dinsel ve kutsal şeyler en çok çocukların ve ihtiyarların; ardından kadınların ve avanakların ilgisini cezp eder.“

Aşk ne kadar kusursuzsa o ölçüde deliliğe ve de mutluluğa yol açar.“Bir tanrıçada olsa kadınlar çenesi düşük olur.”

Dostluk ile delilik bağdaşır mı?

Dostlarının hovardalıklarına göz yummak, kusurları üzerine hayale kapılmak, onları taklit etmek, en kötü huylarını beğenmek, birer erdemmiş gibi bunlara hayran olmak, delilik değil mi? Ama, kabul edin ki, dostlukları kuran ve besleyen yine de bu deliliklerdir. İnsanların çoğu delidir, hatta denebilir ki, deliliğin birkaç türlüsünü kendinde toplamamış olanı bile yoktur. Üstelik bütün dostluklar, benzerlikler üzerine kurulmuştur. Müstebit Kral halkını, uşak efendisini, cariye hanımını, çömez öğretmenini, dost dostunu, koca karısını, ev sahibi misafirini, arkadaş arkadaşını; hata, yüze gülme, gönül alma gibi ya da başka bir delilikle karşılıklı olarak birbirlerini aldatmasalar, pek kısa zamanda biri öteki için çekilmez olurdu. İnsanın her yaptığından memnun olması, kendi kendine hayranlığı kadar büyük delilik olur mu? 

İnsanların en delisi kimlerdir?

İnsanların en delisi tüccarlardır. Akılları fikirleri kazanç elde etmektedir ve kazanç tutkularını doyurmak için en iğrenç yollara başvururlar. Bütün ömürleri yalan, yalan yere yemin, hırsızlık, hile, aldatma ile geçer.

Ya şairler? Onlar da deli mi?

Bildiğiniz gibi şairler; delilerin kulaklarını durmadan saçmalarla, gülünç öykülerle okşayan özgür kişilerdir. Yeryüzünde hiç kimse bana –ben deliliğe- bunlar kadar tertemiz ve sürekli övgüde bulunamaz. Ama ben özellikle; havai, saçma sapan şeyler yazanlara ilham veririm.


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder